Değerli metal fiyatları, ABD Merkez Bankasının faiz artırımına gideceği beklentisi ve küresel büyümeye ilişkin endişelerle 2026’nın ilk yarısında geriledi. Altın yüzde 7,1 değer kaybederken gümüş, platin ve paladyumdaki düşüş yüzde 17’yi aştı.
Altın, gümüş, platin ve paladyumu kapsayan değerli metal fiyatları, 2026’nın ilk altı ayında küresel emtia piyasalarında yaşanan sert dalgalanmaların etkisiyle düşüş kaydetti. ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın ardından yükselen enflasyon endişeleri, ABD Merkez Bankasına (Fed) yönelik faiz artırımı beklentileri ve küresel ekonomik aktivitenin yavaşlayabileceği öngörüleri fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.
Orta Doğu’daki gelişmelerin petrol fiyatları üzerinden enflasyonu artırabileceği endişesi, tahvil faizlerinin yükselmesine ve doların güçlenmesine yol açtı. Yatırımcıların likiditeye yönelmesi de başta altın olmak üzere değerli metallerde satışları hızlandırdı.
2026’nın ilk yarısında değerli metallerin performansı şöyle gerçekleşti:
Fed, haziran ayındaki toplantısında politika faizini yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tuttu. Ancak enflasyon ve faiz tahminlerindeki yukarı yönlü revizyonlar ile Fed Başkanı Kevin Warsh’un fiyat istikrarına yaptığı vurgu, para piyasalarında yıl sonuna kadar iki faiz artırımı yapılabileceği beklentisini güçlendirdi.
Kevin Warsh, 22 Mayıs 2026’da Fed Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini devralırken aynı zamanda Federal Açık Piyasa Komitesinin de başkanı seçildi. Warsh’un ilk faiz toplantısındaki açıklamaları, Fed’in bağımsızlığına ilişkin kaygıların azalmasına ancak değerli metallerdeki satış baskısının artmasına neden oldu.
Yıla ons başına 4 bin 313 dolardan başlayan altın, ocak ayında 5 bin 600 doları test ederek rekor kırdı. Ocak ve şubat aylarında yükselişini sürdüren ons altın, Orta Doğu’daki savaşın ardından mart ayında yönünü aşağı çevirdi.
Altın mart ayını yüzde 11,32 kayıpla tamamladı. Bu gerileme, 2008 küresel finans krizinden bu yana kaydedilen en sert aylık düşüş oldu. Nisan ve mayıs aylarındaki sınırlı kayıpların ardından haziranda yüzde 11,7 gerileyen ons altın, ilk yarıyı 4 bin 7 dolar seviyesinde tamamladı.
Gümüş, hem yatırım aracı hem de güneş panelleri başta olmak üzere birçok sektörde kullanılan endüstriyel bir metal olması nedeniyle küresel büyüme beklentilerine altından daha duyarlı hareket etti.
Yıla 71 dolardan başlayan ons gümüş, ocak ayında 121,7 dolarla rekor seviyeyi gördü. Şubat sonunda 93,8 dolar olan gümüş, mart ayında başlayan satışlarla haziran sonunda 58,7 dolara kadar geriledi. Böylece gümüşün ilk yarıdaki değer kaybı yüzde 17,4’e ulaştı.
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, faizlerin uzun süre yüksek kalacağı veya yeniden artırılacağı beklentisinin küresel büyüme tahminlerini zayıflattığını belirtti. Ergezen’e göre, faiz indirimi beklentileri yeniden güçlenmeden gümüşte kalıcı ve güçlü bir yükseliş eğiliminin oluşması zor görünüyor.
Platin, ocak ayında ons başına 2 bin 923,3 dolarla rekor kırmasına rağmen ilk yarıyı yüzde 24,4 kayıpla tamamladı. Mart ayında güçlenen dolar ve jeopolitik risklerle sert gerileyen platin, haziran sonunda 1.553 dolara indi.
Dünya Platin Yatırım Konseyinin raporunda, maden üretimindeki artış ve yatırım talebindeki düşüş nedeniyle yılın ilk çeyreği için arz fazlası öngörüldü. Bu görünüm de platin fiyatları üzerindeki baskıyı artıran unsurlar arasında yer aldı.
Paladyumun ons fiyatı ocak ve şubat aylarında yükselmesine rağmen mart ayından itibaren düşüşe geçti. Mayısta yüzde 11,4, haziranda ise yüzde 10,8 değer kaybeden paladyum, yılın ilk yarısını 1.212 dolardan tamamladı.
Çin otomotiv sektöründe elektrikli araçların pazar payını artırması, içten yanmalı motorların katalitik konvertörlerinde kullanılan paladyuma yönelik uzun vadeli talep beklentilerini zayıflattı. Paladyumun altı aylık kaybı yüzde 24,2 olarak gerçekleşti.
Zafer Ergezen, faiz artırımı beklentilerinin önemli ölçüde fiyatlanması nedeniyle gümüşte kısa süreli tepki alımlarının görülebileceğini ifade etti. Ancak fiziki talepte belirgin bir artış yaşanmaması durumunda bu hareketlerin kalıcı bir yükseliş eğilimine dönüşmeyebileceğini değerlendirdi.
Ergezen, kısa vadede 120 dolar seviyesinin yeniden görülmesini beklemediğini, olası yükselişlerin 80 dolar bandında sınırlı kalabileceğini belirtti.




