Türkiye Hristiyanların da hamisi

Türkiye Hristiyanların da hamisi

Ahmet Özay

04:00, 26/10/2026, Pazartesi

Yeni Şafak
Türkiye Hristiyanların da hamisi

Türk dünyası ve İslam coğrafyasında geliştirilen etkileşim modeli Balkanlar’dan Kafkasya’ya ve Lübnan’a uzanan Hristiyan topluluklarla da derinleştirebilir.

Dış politikamızın Türk dünyası ve İslam coğrafyasına yönelen ikili bir hat izlediği malum. Çevremizdeki Hristiyan topluluklar ve bağlı oldukları dini merkezler de Ankara’ya üçüncü bir diplomatik hareket alanı sunuyor. İstanbul, Ortodoks dünyasının sembolik merkezi. Mardin, Suriye ve Irak Süryanileri için dini referans alanı. Antakya geleneği, Suriye ve Lübnan’daki Arap Hristiyan topluluklarıyla doğrudan bağ kurar. Bunlar, Anadolu’nun çevresinde “dost” bir Doğu Hristiyan kuşağı meydana getirir.

Geçenlerde güzel bir çocuk şarkısı dinledim, adı “Çekirge”.

“Çekirgeyi nalladım, İstanbul’a yolladım Beş para verdim eline, tuz sabun alsın geline.” Sonra devam ediyor… “Tuz, sabun almamış geline, bir lüle almış kendine, dönmemiş o evine…” diye sürüp gidiyor. Anlaşılan İstanbul’u gören damat hem kendini hem de gelini unutuvermiş. Bu, Ukrayna Gagavuzlarına ait bir çocuk şarkısı.

Macaristan’da hâlâ varlıklarını sürdüren Peçenekler, Azak sahillerinde yerleşik Urumlar… Edirne’de Türkçe konuşan Bulgarlar ve niceleri… Hepsi düşünce ve varlık dünyalarının merkezine Türkiye’yi, özellikle İstanbul’u koymuşlar. Yüzyıllardır bizimle kader birliği yapmış, gayrimüslim, Türkçe konuşan, milyonları bulan halklar…

DOSTÇA BİR İLİŞKİ KURMAK MÜMKÜN MÜ?

Türkiye, Karabağ’da, Suriye’de, Irak Kürt Bölgesi’nde, Libya’da ve Somali’de kaosu sonlandıran caydırıcı bir güce dönüşüyor. Bu güç bölgemizdeki Hristiyan halklar için ne ifade ediyor?

Yüzyıllardır Türklüğe, Osmanlı’ya ve Türkiye’ye karşı yönlendirilen komşu Hristiyan halklarla dostça bir ilişki kurmak mümkün mü?

Ermenistan seçimlerinin Avrupa’da “Türkiye’nin adayı Paşinyan kazandı” şeklinde yorumlandığını anımsarsak, bu soruları sormak anlamlı. Ermeni halkıyla kurulacak köprüler, birlikte yaşam için bir harmoni modeli oluşturabilir mi? Dahası elimizde böyle bir model var mı?

Gagavuz sanatçı Natali Deniz

Gagavuz sanatçı Natali Deniz

BU GÜZEL TÜRKÇEYİ REİS’E BORÇLUYUM

İstanbul’da bir otelde “Ukrayna Cumhuriyet Bayramı” kutlamasındayız. Fener Patriği Bartholomeos da burada. Sahnede İstiklal Marşımızı okuyan Ukraynalı kadın sanatçı yanımıza gelince, ona gayriihtiyari Türkçe soruyorum, “Siz de mi Gagavuzsunuz?” Yanımda bulunan Odesa Belediye Meclisi Başkanı Yuriy Dimçoğlu Gagavuz Türkü. Sanatçı gülerek “Evet abi, ben de” diyor. Adı Deniz. “Bu güzel Türkçeyi kime borçlusun?” diye sorunca “Reise, reise! Onun Allah’ı var” diyor. TİKA’nın Moldova ve Ukrayna’da okulları, kiliseleri, sağlık kuruluşlarını nasıl onardığını anlatmaya başlıyor.

Kiev’de Kırım Türkleri gibi Gagavuz Türklerinin de “ülkenin yerli halkı” olarak tanınması için parlamentoya yasa tasarısı sunuldu. Bu tasarı, sayıları geçmişte bölge genelinde bir milyonu bulan Hristiyan Türkler arasında coşkuyla karşılandı.

GAGAVUZ FARKI

Gagavuzlar, Ankara ile ilişkilerde diğer Hristiyan halklarla karıştırılmamaları gerektiğini vurgular. Ülkemizin kuzeyden nasıl görüldüğünü Yuriy Dimçoğlu şöyle anlatıyor:

“Bizim için din farkı mesele değil. Biz Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıyız. Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Ukrayna ve Moldova’da büyük bir nüfusa sahibiz. Gagavuzların Türk devletlerine biraz daha bağlı olması lazım. Ukrayna, Kırım Tatarları ile Gagavuzları yerli halk statüsüne aldı. Burada 37 bin nüfusumuz var. Bu karar bizim için önemli olduğu kadar Türkiye için de mühim.”

Dimçoğlu’nun bir de çağrısı var, “Gagavuz Türklerinin ve Kırım Türklerinin Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY’a gözlemci statüsüyle alınması şart.”

Odesa Belediye Meclisi Başkanı Yuriy Dimçoğlu

Odesa Belediye Meclisi Başkanı Yuriy Dimçoğlu

ÜÇÜNCÜ BİR HAREKET ALANI

Dış politikamızın Türk dünyası ve İslam coğrafyasına yönelen ikili bir hat izlediği malum. Ancak, çevremizdeki Hristiyan topluluklar ve bağlı oldukları dini merkezler, Ankara’ya üçüncü bir diplomatik hareket alanı sunuyor.

Kafkasya’dan Balkanlar’a, Anadolu’dan Suriye ve Lübnan’a uzanan bu hat, Türkiye’nin misyon alanı olarak kabaca İstanbul, Antakya, Mardin, Eçmiadzin ve Beyrut çevresi şeklinde mütalaa edilebilir.

Doğuda Gürcüler, Karadeniz çevresinde Urumlar, Balkanlar’da Gagavuzlar, Yunanistan’daki Ortodoks Arnavutlar ve Karamanlılar gibi farklı kollara bağlı Hristiyan topluluklar öne çıkıyor.

Türkçeyi de iletişim dili olarak kullanan Ermeni Apostolik geleneği, Eçmiadzin, Kudüs ve İstanbul üçgeninde şekillenir.

İstanbul, Ortodoks dünyasının sembolik merkezi olmayı sürdürürken, Mardin de Suriye ve Irak Süryanileri için dini referans alanıdır.

Antakya geleneği ise Suriye ve Lübnan’daki Arap Hristiyan topluluklarıyla doğrudan bağ kurar.

Güneyde bu hattın devamını Suriye’de Rum Ortodokslar, Irak’ta Keldaniler, Lübnan’da Maruniler ve Doğu Katolik kiliseleri oluşturuyor. Bunlar, Anadolu’nun çevresinde “dost” bir Doğu Hristiyan kuşağı meydana getirir.

Fener Rum Patriği  Bartholomeos, geçtiğimiz  hafta Sofya’da basın  toplantısı düzenledi.

Fener Rum Patriği Bartholomeos, geçtiğimiz hafta Sofya’da basın toplantısı düzenledi.

BULGARLAR FENER’DEN RAHATSIZ

Hristiyan coğrafyasındaki otorite mücadelesi bizi yakından ilgilendiriyor. Fener Patriği, Edirne’deki Bulgar Kilisesi’nin ibadet dilini keyfi biçimde Yunanca ilan edip kiliseye Yunan papaz gönderince, hatırlarsınız Türk vatandaşı Bulgar cemaat çareyi kiliseyi kilitlemekte buldu. Bartholomeos, hafta sonunda Bulgar Patriği Daniil’in misafiri olarak Sofya’yı ve Rila Manastırı’nı sıkı güvenlik önlemleri altında, gergin bir havada ziyaret etti. Ziyarete karşı 2 bini aşkın din adamı ve kanaat önderi, Patrik’in “ekümenizm” çizgisini gerekçe göstererek Bulgar Sinodu’na açık mektupla başvurarak ziyaretin iptalini istedi. Fener Patriği, Sofya’da Sinod Sarayı önünde “Bartholomeos, hoş gelmedin!” pankartlarıyla protesto edildi.

Balkanlar’daki bir diğer mesele Yunanistan’daki Arnavutlar. Sayıları 500 bin ile 670 bin arasında tahmin ediliyor, bu da nüfusun yaklaşık yüzde 5-6’sı demek. Atina Arnavutları azınlık olarak tanımıyor. Bir kısmı vatandaşlık ve iş kolaylığı umuduyla isimlerini Yunanlaştırıp Ortodoksluğa geçiyor. Bu konu da Türk diplomasisinin etki alanında ama henüz adım atılmamış bir alan olarak bulunuyor.

29 Mart 2026’da İsrail makamları, Kudüs Latin Patriği Kardinal Pierbattista Pizzaballa’nın yüzyıllardır gelenekleşen ayinine izin vermedi. Tepkiler üzerine İsrail Cumhurbaşkanı İsak Herzog, Vatikan’dan yazılı özür dilemek zorunda kaldı.

Kudüs’teki böylesi gerilimler bölgedeki cemaatlerin alternatif dini merkezlere yönelmesini de zorunlu hale getiriyor. Özellikle Beyrutlu aydınlar arasında İstanbul-Antakya ekseni, ilham merkezi olarak yeniden tartışılıyor.

‘TÜRKİYE İLE ENTEGRASYON KAÇINILMAZ’

Lübnanlı Rum Ortodoks kökenli düşünür ve “Siyah Kuğu” teorisinin yaratıcısı Nassim Nicholas Taleb, Ankara’nın Suriye’deki başarısının ardından 18 Aralık 2024’te ülkesinin Türkiye ile yakınlaşmasını savunarak, tartışma başlattı. “Türkiye ile ekonomik entegrasyon kaçınılmaz. Türkiye büyüyor ve Orta Asya ile bütünleşiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da haziranda güvenliğimizin Şam ve Beyrut’a uzandığını söyleyerek Lübnan’ı Ankara’nın güvenlik alanına dahil etti. Aynı günlerde Türk yetkilileriyle görüşen Lübnan Başbakan Yardımcısı Tarık Mitri’nin Rum Ortodoks kökenli bir akademisyen ve eski bakan olması da dikkat çekti. Erdoğan, 30 Temmuz’da ağırladığı Maruni Cumhurbaşkanı Joseph Avn’a, 2026 sonunda sona erecek BM Barış Gücü UNIFIL’in yerine kurulacak güvenlik düzeninde görev almaya hazır olduklarını bildirdi. Avn ise ziyareti “yeni bir dönemin başlangıcı” olarak nitelendirdi. Papalık düzeyinde Türkiye’ye yapılan ziyaretler de bu rekabetin ve Netanyahu’nun soykırım politikasından duyulan rahatsızlığın açık bir göstergesi. Vatikan, Kadıköy, İznik ve Efes konsüllerinin mirasıyla Anadolu’nun Doğu Hristiyanlığı açısından Kiev kilisesinin başı Epifaniy’nin adının anılması da Bulgar basınında tepkiyle karşılandı.

ENDİŞELER VE ÇÖZÜMLER

Suriye’yi sık sık ziyaret eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya’ya göre mevcut endişeleri gidermek “kendi vazifeleri.”

“Bölgenin çıkarına olmayanın, ülkenin çıkarına olamayacağını” söyleyen Sırakaya, “Şam’da Süryani Patriği ile görüştüm, meselelere ‘biz’ olarak baktığımızın bilincindeler. Dünya Süryanileri Metropoliti, Mardin’de ‘Eğer Tayyip Erdoğan 50 yıl önce Cumhurbaşkanı olsaydı ülkemizi terk etmek durumunda kalmazdık’ dedi” ifadelerini kullanıyor. Ona göre İstanbul modeli örnek alınmalı, diplomasinin iflas ettiği bir dönemde Türkiye dünyanın diplomatik merkezi konumunda.

Atılan adımlar sonuç vermeye başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 Haziran’da Süryani Ortodoks Kilisesi Patriği İgnatiyas Efrem II’yi Ankara’da kabul etti. Görüşmede Orta Doğu’daki Hristiyan azınlıkların durumu ele alındı.

Heybeliada Ruhban Okulu meselesinde sona yaklaşılıyor. 1971’den beri kapalı okulda restorasyon tamamlanmak üzere, açılış için gün sayılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Patrik Bartholomeos’u kabul ettikten sonra açılış talimatı vermişti.

Gagavuzya’nın 1994’ten bu yana sahip olduğu özerklik statüsü tehdit altında. Kişinev-Komrat gerilimi bölgedeki Hristiyan Türk kimliğinin geleceğini belirsizleştiriyor. Ankara’nın, Komrat’ta da birleştirici bir rol üstlenmesi beklentisi artıyor.

Türkiye’nin önündeki görev, geliştirdiği etkileşim modelini Hristiyan topluluklarla da güven temelinde derinleştirmektir.


Kaynak: https://www.yenisafak.com/turkiye-hristiyanlarin-da-hamisi-h-4867264

Related Posts

ÖGG SINAV SONUÇ TARİHİ 2026: 123. dönem ÖGG sınav sonuçları ne zaman açıklanacak? Soru ve cevaplar erişime açıldı mı?

Anasayfa Özgün Özgün Haberler ÖGG SINAV SONUÇ TARİHİ 2026: 123. dönem ÖGG sınav sonuçları ne zaman açıklanacak? Soru ve cevaplar erişime açıldı mı? ÖGG SINAV SONUÇ TARİHİ 2026: 123. dönem…

Derbide hava nasıl olacak, kaç derece? GS FB derbisinde yağış bekleniyor mu?

Anasayfa Özgün Özgün Haberler Derbide hava nasıl olacak, kaç derece? GS FB derbisinde yağış bekleniyor mu? Derbide hava nasıl olacak, kaç derece? GS FB derbisinde yağış bekleniyor mu? 23:39, 25/10/2026,…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir