Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve varlık barışını da içeren kanun Resmi Gazete'de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme kapsamında, Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, bundan önceki son 3 takvim yılında ülkede ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla ülke dışında elde ettiği kazanç ve iratları, tam 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna tutulacak. Yurt dışındaki birikimlerin ve sermayenin Türkiye'ye çekilmesini hedefleyen bu tarihi teşvik, küresel ölçekte faaliyet gösteren yatırımcılar ile uzun süredir yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları için çok önemli bir finansal fırsat sunuyor.
Vergiye yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Buna göre, amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki ya da haczolunmuş malların paraya çevrilmesi, amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca amme alacağı 72 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilecek.
Amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı 1 milyon lirayı aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmayacak. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı 1 milyon lirayı aşan kısmın yarısı olacak. Cumhurbaşkanı, bu tutarı 10 katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkili olacak.
Gelir Vergisi Kanunu'nda "yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası" başlıklı yeni madde ihdas edildi. Buna göre, ülkede yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye'de yerleşmiş sayılmasından önceki son 3 takvim yılında ülkede ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları, 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna tutulacak.
Bu kanunda yapılan değişikliğe göre, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'nda tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını aşmayan kısmı için (Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinde, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından brüt asgari ücretin 5 katı) gelir vergisi istisnası uygulanacak.
Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan 3 ve 5 katlarını birlikte veya ayrı ayrı bir kata kadar belirlemeye, iki katına kadar artırmaya yetkili olacak.
Kurumlar Vergisi Kanunu'na eklenen hükme göre, vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31 Temmuz 2027'ye kadar banka veya aracı kurumlara bildirilecek. Bu kapsamda bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 2 ay içinde Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekecek. Fiziki olarak yurt dışından getirilen varlıklar, yurda getirildiği gümrük idaresine yapılacak beyana ilişkin belgeler ile tevsik olunacak. Gümrük idaresi, bu kapsamda aldığı beyanları, alındığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Gelir İdaresi Başkanlığına bildirecek.
Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31 Temmuz 2027'ye kadar banka veya aracı kurumlara bildirilecek. Bildirilen varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunlu olacak. Bu kapsamda bildirilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilecek. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu kapsamdaki hükümler uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açacak. Bu fon hesabı, bildirim tarihinden itibaren 2 yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecek. Sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacak, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmeyecek. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterecek. Bu varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacak ve bildirim tarihinden itibaren 2 yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecek.